Profil de Poison...zsa zsa zsu...PhotosBlogListes Outils Aide

Poison

Photo 1 sur 14

...zsa zsa zsu...

26 février

sonunda..

sonunda burdan kurtulduğum için nasıl mutluyum anlatamam.
 
kapattık. taşındık.
 
25 février

bazen..

çok büyümüşsün, her şeyi görmüş geçirmişsin gibi geliyor ya. aslında hala o fındıklı kahvenin ilk yudumunda, çok güzel bir şarkının intro'sunda, bir arkadaşla gülerken hayatın en basit anlamını görüyorsun. nefes aldığın her saniyenin keyfine varıyorsun.
o kadar küçük ve basitiz ki aslında..
27 janvier

toto

it's gonna take a lot to drag me away from you
there's nothing that a hundred men or more could ever do..
 
bu mudur? budur.
 
gerçekten ama. budur.
21 janvier

ve south beach ve brokoli ve 8ball..

bugün, hayatın anlamının brokolide yattığına karar verdim. bu kadar güzel bir sebze olabilir mi? aşağıda size, south beach diyetinin hayatıma soktuğu fakat tabii ki benim icadım olan muhteşem öğünü sunuyorum: hindi döner ve brokoli. hazırlaması yaklaşık 5-7 dakika süren bu yemek gerçekten hayatımda yediğim en lezzetli şeylerden biri (yazarken ağzım sulanıyor).
 
peki south beach dedik, soru işaretleri uçuştu hemen kafalarda, bilmez miyim ben sizi. south beach diet bir nedir? efendim bundan sonra SB olarak refere edeceğim bu diyet hepimizin pek iyi bildiği et ve hayvansal yağ ağırlıklı atkins diyetinin insanileştirilmiş, kalp sağlığı dostu haline getirilmiş pek bir süper versiyonudur. SB'de amaç temel olarak vücudun gıdalara verdiği tepkiyi ilk fazda resetlemek, ikinci fazda yeniden oluşturmak ve üçüncü fazda ise ömür boyu sürdürmek. porsiyon kısıtlaması bulunmayan rejimin ilk 2 haftası havuç, yer elması, unlu herhangi bir gıda, meyve, süt ve yoğurt yasak. kısaca sebze ve etle besleniyorsunuz (zeytinyağı ve salata sosları serbest). bonus olarak günde 20 adet fıstık veya 10 adet fındık ve bir de minik bitter çikolata hakkınız oluyor. son bir haftadır bu konseptte gıdalar tüketmekte olan bir insan olarak hayatımın değiştiğini söyleyebilirim. ne güzel şeylermiş brokoli, karnıbahar, lahana? çılgın gibi yemek kitaplarını ve sitelerini karıştırıyorum yeni sebze yemekleri bulup pişirmek için. hayatımın en keyifli diyeti desem yeri var.
 
sevdiğim insanlara sevecekleri hediyeler almayı çok seviyorum. deniz'in amerika'dan getirdiğim 8ball'un delisi olması çok sevindirdi beni. o değil de hakikaten doğru söylüyor galiba bu. cevabının "evet" olmasını çok istediğim bir soru var, ne zaman sorsam "evet" diyor, daha farklı bir şey söylemedi. fingers crossed.
 
hayatımın önümüzdeki 3 yıl içinde ne yöne doğru gideceğini anlayabilmek için bir haber bekliyorum. iyi ya da kötü bir şey öğrenebilirsem çok rahatlayacağım.
 
bu da buraya son postlarımdan biridir diye umuyorum. en kısa zamanda sizi kendi sitemde ağırlayacağım sevgili okurlar.
esen kalınız.
2 janvier

english girl in new york

overrated.
 
çok kalabalık. çok turistik. çok şehir. çok istanbul. karmaşa, kaos, acele, kornalar, astronomik fiyatlar.
güzel evet. 5th avenue, times square, bronx, broadway.. ama bir londra değil, olamaz gözümde. ruhsuz muyum? belki. ikinci bir günü daha şehirde geçirmek çekici gelmedi nedense. sevgili karşılaştırır gibi neden londra ile karşılaştırıp durduğumu da bilmiyorum ama londra daha güzel işte. astronomik fiyatlar anlamında new york'u ikiye katlayacak kudrette olsa da kalbim londra'da kaldı.
 
and that's all.